Sponsor Reklam


c. jibek kimdir? c. sultan hakkında blog tanıtımı

ÖNEMLİ NOT: C. J. hakkında çok önceden yazmış olduğum bu yazıdaki düşüncelerim artık geçerli değildir. Çünkü kendisi hak tarikatleri dahi hiçe saymakta ve Mahmut Efendi, GAVS HZ. (MENZİL), Cübbeli Ahmet Hoca, Nihat Hatipoğlu vs.gibi ehli sünnet alimleri/ ilim adamlarını dahi küçümsemektedir. Bu üzücü durumu kendisinin facebook sayfasını takip ederken fark ettim. Lütfen sizler de kendisini takip ederken uyanık olun ve İslam hakkında her atıp tuttuğunu sorgulamadan kabullenmeyin. Ama en iyisi siz onu takip etmeyin artık çünkü 10 lafının 8i doğru ise 2 si mutlaka yanlış görüş oluyor. İtikadınızı bozmamak adına lütfen onu takip etmeyin artık. Sadece yemek tariflerini dikkate alın dostlarım. . .

KENDİSİ HAKKINDAKİ ESKİ YORUMLARIM….

c. jibek kimdir? c. sultan hakkında yazı yazmak istedim, çünkü; hala kendisini tanımayan yemek sitelerine düşkün hem de islami hususları önemseyen tesettürlü hanımlar olabilir. ki bu beni çok üzer..

cahide jibek kimdir

cahide sultan blog yemekler kekler pastalarc. sultanı facebook aracılığıyla tanıdım ve kısa sürede ona ısındım. c. jibek resimlerini hiç bir yerde bulamadım ve göremedim.. 4 çocuk annesi c. sultanın resimlerini boy boy paylaşmamasını tesettürlü olmasına bağlıyorum. kendisinin “gerçek tesettürlü” olduğunu düşünüyorum, ki eminim öyle.. tarifleri şahane hiç gördünüz mü yemeklerini, keklerini, pastalarını? şahane şeyler yapıyor yaff.. yemin ederim sitesinde dolaşırken tok da olsam sürekli yutkunuyorum.

cahide sultan blog hakkında

c. jibek kimdir? c. sultan hakkında..

önceleri kendisini Türkiyede tanınmış bir program yapımcısı filan zannediyordum çünkü facebook sayfasının beğenisi ve aktif katılımcı üyeler oldukça yüksekti.. ancak sanırım öyle değil -anlayacağınız hala öğrenemedim, çok gizemli de buluyorum kendisi-

gerek dünya görüşümüz ve gerekse birçok zevkimiz birbirine benziyor c. jibek ile. sizlere onu tanıtmak istememdeki sebep, facebook sayfasında sadece muhteşem lezzetli yemek kek börek pasta tarifleri filan üzerine değil, birçok faydalı ilmi hususlar hakkında da bilgi ve güzel yorumlarını paylaşıyor olmasından. -bu arada sütten bile reçel yapan insandır kendisi.. çok ilginç ve değişik bir o kadar da lezzetli tarifleri var..- bu güzel paylaşımları okumanızı ve anlamanızı tavsiye ederim. adeta bir köşe yazarı kadar kaliteli ve doğru çıkarımlarının yanı sıra, zarif ve samimi üslübu da hoşuma gidiyor. zeki, becerikli ve mümine bir hanımdır kendisi.

kendisini seviyor ve destekliyorum. burdan öpücüklerimi gönderiyorum benden yüzlerce burun farkıyla önde yazan kaliteli blogcu arkadaşıma..

cahide sultan takıları

cahide sultan takı ve dekorasyon eşyası da tasarlıyor

bu arada kendisi yetenek abidesi gibi adeta.. sadece yemekler, kekler, pastalar değil el yeteneği gerektiren sanatsal çalışmalar da yapar kendisi..

şimdi, daha önce paylaştığım bir c. jibek yazısını aşağıdan okuyabilirsiniz.

c. jibek: tesettürlü giyim nasıl olmamalı?

…..

c. jibek kimdir? c. sultan hakkında blog tanıtımı” üzerine 20 düşünce

  1. nur deryasi

    İyi çok şükür kardeş dogruyu bulmussun.ya bu ehlisunnet alimlerini bir köşeye atıp böyle sadrce kendi aklina guvenenlerin pesinden gidenlere ne diyeceksin. Geçen gun recep ayinda kilinan namaz (bidatler bitmez)adi altındaki ona ait olan bir yazıyı okudum. Tabiki bidatlere karsiyiz.hatta o munafiklar bu namazi kilamaz tabirini duyunca kanim dondu resmen.boyle seylere inanilmamasi noktasindabende hem fikirim.ama ne vakit cemaatlere laf soyledigini hatta takipcilerininde onun fikrinden oldugunu olmayanlarinda yavas yavas bu akima kapildigini hissettim.Tutmuş risalelere de laf atmış bu bayan.bunlarda yeni tuteyen bir grup
    İşin tuhaf taraficemaatlere laf soyleyenlerde bir cemaat olusturdugunun farkinda bile değil. Tuttum bahsettigi konularla alakali yerlerin risaleden izahini getirdim.yorumumu yazmadi bayani.bir daha yorum yazdım neden yorumlarimi yayinlamadiniz diye.ne korkuniz var dedim. Yine yayinlamadi.madem gerçekten olayi çözmek istiyorsunuz neden böyle yorumları yazmiyorsunuz.tabi insanlarin kafasi karışır. Kendi kusurlari ortaya çıkar diye korkuyorlar.kardeslerim bu dinsizlik zamaninda islam alemine cemaatler şeklinde gelen bir taaruz var.buna tek başına bir kişi karşı koyamaz.bunun için de cemaatlere ihtiyaç var.birlikte rahmet vardir ufak tefek ayriliklarimiz olsada bu Parçala böl yut oyununa gelmeyelim.simdi size aşağıda göndereceğim yazıyı lütfen dikkatli okuyun.ehlisunnet vel cemaat kapsamindaki butun muslumanlar kardeştir. Ister cemaati ayri olsun ister bir boylelerine prim vermeyin lütfen. Bu zavallilar bu işlerin başıboş oldugunumu zannederler.hani hadisleri kabul ediyorsaniz neredesiniz duyun sesimi kaynaginida bizzat arastirin lütfen. Alimler benim varislerimdir onlari seven beni sever omlara bugzeden bana bugzeder hadisini nereye koyuyorsunuz.

    Yanıtla
  2. nur deryasi

    Ey mü’mine kin ve adavet besleyen insafsız adam! Nasılki sen bir gemide veya bir hanede bulunsan, seninle beraber dokuz masum ile bir câni var. O gemiyi gark ve o haneyi ihrak etmeye çalışan bir adamın, ne derece zulmettiğini bilirsin. Ve zalimliğini, semavata işittirecek derecede bağıracaksın. Hattâ bir tek masum, dokuz câni olsa; yine o gemi hiçbir kanun-u adaletle batırılmaz.
    Aynen öyle de: Sen, bir hane-i Rabbaniye ve bir sefine-i İlahiye olan bir mü’minin vücudunda iman ve İslâmiyet ve komşuluk gibi dokuz değil, belki yirmi sıfât-ı masume varken; sana muzır olan ve hoşuna gitmeyen bir câni sıfatı yüzünden ona kin ve adavet bağlamakla, o hane-i maneviye-i vücudun manen gark ve ihrakına, tahrib ve batmasına teşebbüs veya arzu etmen, onun gibi şeni’ ve gaddar bir zulümdür.
    İKİNCİ VECİH:
    Hem hikmet nazarında dahi zulümdür. Zira malûmdur ki: Adavet ve muhabbet, nur ve zulmet gibi zıddırlar. İkisi, mana-yı hakikîsinde olarak beraber cem’ olamazlar.
    Eğer muhabbet, kendi esbabının rüchaniyetine göre bir kalbde hakikî bulunsa, o vakit adavet mecazî olur; acımak suretine inkılab eder. Evet mü’min, kardeşini sever ve sevmeli. Fakat fenalığı için yalnız acır. Tahakkümle değil, belki lütufla ıslahına çalışır. Onun için nass-ı hadîs ile: “Üç günden fazla mü’min mü’mine küsüp kat’-ı mükâleme etmeyecek.”
    Eğer esbab-ı adavet galebe çalıp, adavet hakikatıyla bir kalbde bulunsa; o vakit muhabbet mecazî olur, tasannu’ ve temelluk suretine girer.
    Ey insafsız adam! Şimdi bak ki: Mü’min kardeşine kin ve adavet ne kadar zulümdür. Çünki nasılki sen âdi küçük taşları, Kâ’be’den daha ehemmiyetli ve Cebel-i Uhud’dan daha büyük desen, çirkin bir akılsızlık edersin. Aynen öyle de: Kâ’be hürmetinde olan iman ve Cebel-i Uhud azametinde olan İslâmiyet gibi çok evsaf-ı İslâmiye; muhabbeti ve ittifakı istediği halde, mü’mine karşı adavete sebebiyet veren ve âdi taşlar hükmünde olan bazı kusuratı, iman ve İslâmiyete tercih etmek, o derece insafsızlık ve akılsızlık ve pek büyük bir zulüm olduğunu aklın varsa anlarsın!..
    Evet tevhid-i imanî, elbette tevhid-i kulûbü ister. Ve vahdet-i itikad dahi, vahdet-i içtimaiyeyi iktiza eder. Evet inkâr edemezsin ki: Sen bir adamla beraber bir taburda bulunmakla, o adama karşı dostane bir rabıta anlarsın; ve bir kumandanın emri altında beraber bulunduğunuzdan arkadaşane bir alâka telakki edersin. Ve bir memlekette beraber bulunmakla uhuvvetkârane bir münasebet hissedersin. Halbuki imanın verdiği nur ve şuur ile ve sana gösterdiği ve bildirdiği esma-i İlahiye adedince vahdet alâkaları ve ittifak rabıtaları ve uhuvvet münasebetleri var. Meselâ:
    Her ikinizin Hâlıkınız bir, Mâlikiniz bir, Mabudunuz bir, Râzıkınız bir.. bir bir, bine kadar bir bir. Hem Peygamberiniz bir, dininiz bir, kıbleniz bir.. bir bir, yüze kadar bir bir. Sonra köyünüz bir, devletiniz bir, memleketiniz bir.. ona kadar bir bir. Bu kadar bir birler vahdet ve tevhidi, vifak ve ittifakı, muhabbet ve uhuvveti iktiza ettiği ve kâinatı ve küreleri birbirine bağlayacak manevî zincirler bulundukları halde; şikak ve nifaka, kin ve adavete sebebiyet veren örümcek ağı gibi ehemmiyetsiz ve sebatsız şeyleri tercih edip mü’mine karşı hakikî adavet etmek ve kin bağlamak; ne kadar o rabıta-i vahdete bir hürmetsizlik ve o esbab-ı muhabbete karşı bir istihfaf ve o münasebat-ı uhuvvete karşı ne derece bir zulüm ve i’tisaf olduğunu; kalbin ölmemiş ise, aklın sönmemiş ise anlarsın!

    Mektubat – 263

    Yanıtla
  3. nur deryasi

    Hadîste ﺍِﺧْﺘِﻼ‌َﻑُ ﺍُﻣَّﺘِﻰ ﺭَﺣْﻤَﺔٌdenilmiş. İhtilaf ise, tarafgirliği iktiza ediyor. Hem tarafgirlik marazı; mazlum avamı, zalim havassın şerrinden kurtarıyor. Çünki bir kasabanın ve bir köyün havassı ittifak etseler, mazlum avamı ezerler. Tarafgirlik olsa, mazlum bir tarafa iltica eder, kendisini kurtarır. Hem tesadüm-ü efkârdan ve tehalüf-ü ukûlden hakikat tamamıyla tezahür eder.
    Elcevab:
    Birinci suale deriz ki: Hadîsteki ihtilaf ise, müsbet ihtilaftır. Yani: Herbiri kendi mesleğinin tamir ve revacına sa’yeder. Başkasının tahrib ve ibtaline değil, belki tekmil ve ıslahına çalışır. Amma menfî ihtilaf ise ki: Garazkârane, adavetkârane birbirinin tahribine çalışmaktır; hadîsin nazarında merduddur. Çünki birbiriyle boğuşanlar, müsbet hareket edemezler.
    İkinci suale deriz ki:
    Tarafgirlik eğer hak namına olsa, haklılara melce’ olabilir. Fakat şimdiki gibi garazkârane, nefis hesabına olan tarafgirlik, haksızlara melce’dir ki; onlara nokta-i istinad teşkil eder. Çünki garazkârane tarafgirlik eden bir adama şeytan gelse, onun fikrine yardım edip taraftarlık gösterse, o adam o şeytana rahmet okuyacak. Eğer mukabil tarafa melek gibi bir adam gelse, ona hâşâ lanet okuyacak derecede bir haksızlık gösterecek.
    Üçüncü suale deriz ki:
    Hak namına, hakikat hesabına olan tesadüm-ü efkâr ise; maksadda ve esasta ittifak ile beraber, vesailde ihtilaf eder. Hakikatın her köşesini izhar edip, hakka ve hakikata hizmet eder. Fakat tarafgirane ve garazkârane, firavunlaşmış nefs-i emmare hesabına hodfüruşluk, şöhretperverane bir tarzdaki tesadüm-ü efkârdan bârika-i hakikat değil, belki fitne ateşleri çıkıyor. Çünki maksadda ittifak lâzım gelirken, öylelerin efkârının Küre-i Arz’da dahi nokta-i telakisi bulunmaz. Hak namına olmadığı için, nihayetsiz müfritane gider. Kabil-i iltiyam olmayan inşikaklara sebebiyet verir. Hâl-i âlem buna şahiddir.

    Mektubat – 268

    Yanıtla
  4. nur deryasi

    Gelelim bu bayanin ebced hesabini kabul etmemesine hadislerde olmadigina veya uydurma birşey olduğuna dair iddiasına
    Beşinci Nokta:
    Bu hesab-ı ebcedî, makbul ve umumî bir düstur-u ilmî ve bir kanun-u edebî olduğuna deliller pek çoktur. Burada yalnız dört-beş tanesini nümune için beyan edeceğiz:
    Birincisi:
    Bir zaman Benî-İsrail âlimlerinden bir kısmı huzur-u Peygamberî’de surelerin başlarındaki ﺍﻟٓﻢٓ ٭ ﻛٓﻬَﻴَﻌٓﺺٓgibi mukattaat-ı hurufiyeyi işittikleri vakit, hesab-ı cifrî ile dediler: “Yâ Muhammed! Senin ümmetinin müddeti azdır.” Onlara mukabil dedi: “Az değil.” Sair surelerin başlarındaki mukattaatı okudu ve ferman etti: “Daha var.” Onlar sustular.
    İkincisi:
    Hazret-i Ali Radıyallahü Anh’ın en meşhur Kaside-i Celcelutiyesi, baştan nihayete kadar bir nevi hesab-ı ebcedî ve cifir ile te’lif edilmiş ve öyle de matbaalarda basılmış.
    Üçüncüsü:
    Cafer-i Sadık Radıyallahü Anh ve Muhyiddin-i Arabî (R.A.) gibi esrar-ı gaybiye ile uğraşan zâtlar ve esrar-ı huruf ilmine çalışanlar, bu hesab-ı ebcedîyi gaybî bir düstur ve bir anahtar kabul etmişler. Dördüncüsü:
    Yüksek edibler bu hesabı, edebî bir kanun-u letafet kabul edip, eski zamandan beri onu istimal etmişler. Hattâ letafetin hatırı için, iradî ve sun’î ve taklidî olmamak lâzım gelirken, sun’î ve kasdî bir surette o gaybî anahtarların taklidini yapıyorlar.
    Beşincisi:
    Ulûm-u riyaziye ülemasının münasebet-i adediye içinde en latif düsturları ve avamca hârika görünen kanunları, bu hesab-ı tevafukînin cinsindendirler. Hattâ fıtrat-ı eşyada Fâtır-ı Hakîm bu tevafuk-u hesabîyi bir düstur-u nizam ve bir kanun-u vahdet ve insicam ve bir medar-ı tenasüb ve ittifak ve bir namus-u hüsün ve ittisak yapmış. Meselâ; nasılki iki elin ve iki ayağın parmakları, a’sabları, kemikleri, hattâ hüceyratları, mesamatları hesabca birbirine tevafuk ederler. Öyle de; bu ağaç, bu baharda ve geçen bahardaki çiçek, yaprak, meyvece tevafuk ettiği gibi, bu baharda dahi az bir farkla geçen bahara tevafuk ve istikbal baharları dahi mazi baharlarına ihtiyar ve irade-i İlahiyeyi gösteren sırlı ve az farkla muvafakatları, Sâni’-i Hakîm-i Zülcemal’in vahdetini gösteren kuvvetli bir şahid-i vahdaniyettir.
    İşte madem bu tevafuk-u cifrî ve ebcedî, bir kanun-u ilmî ve bir düstur-u riyazî ve bir namus-u fıtrî ve bir usûl-ü edebî ve bir anahtar-ı gaybî oluyor. Elbette menba-ı ulûm ve maden-i esrar ve fıtratın tercüman-ı âyât-ı tekviniyesi ve edebiyatın mu’cize-i kübrası ve lisan-ül gayb olan Kur’an-ı Mu’ciz-ül Beyan, o kanun-u tevafukîyi işaratında istihdam, istimal etmesi i’cazının muktezasıdır.

    Şualar – 712

    Yanıtla
  5. nur deryasi

    Gelelim bu bayanin bid-ayi haseneyi kabul etmemesine
    Hadîsçe sabittir ki, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın Lihye-i Saadetinden düşen saçların taneleri mahduddur. Otuz kırk tane veya elli altmış tane gibi az bir mikdarda iken, binler yerde Lihye-i Saadetin saçları bulunması, beni bir zaman çok düşündürdü. O vakit hatırıma gelmiş ki: Lihye-i Saadet, yalnız Lihye-i Şerifin saçlarından ibaret değil, belki re’s-i mübarekinin traş oldukça hiçbir şeyini kaybetmeyen Sahabeler, o nurlu ve mübarek ve daimî yaşayacak saçları muhafaza etmişler. Onlar binlerdir. Şimdiki mevcuda müsavi gelebilirler.
    Yine o vakit hatırıma geldi ki: Acaba her câmide bulunan, sened-i sahih ile bu saç Hazret-i Risalet’in saçı olduğu sabit midir ki, ona karşı ziyaret makul olabilsin?
    Birden hatıra geldi ki: O saçların ziyareti, vesiledir. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’a karşı salavat getirmeye sebeb ve bir hürmet ve muhabbete medardır. Vesilelik ciheti o şeyin zâtına bakmaz, vesilelik cihetine bakar. Onun için eğer bir saç hakikî olarak Lihye-i Saadet’ten olmazsa, madem zahir hale göre öyle telakki edilmiş ve o vesilelik vazifesini yapıyor ve hürmete ve teveccühe ve salavata vesile oluyor; kat’î sened ile o saçın zâtını teşhis ve tayin lâzım değildir. Yalnız, aksine kat’î delil olmasın, yeter. Çünki telakkiyat-ı âmme ve kabul-ü ümmet, bir nevi’ hüccet hükmüne geçer. Bazı ehl-i takva böyle işlerde, ya takva veya ihtiyat veya azimet noktasında ilişseler de, hususî ilişirler. Bid’a da deseler, bid’a-i hasene nev’inde dâhildir. Çünki vesile-i salavattır.

    Lemalar – 106
    Kusuruma bakmayın hakkınızı helal edin sevgili kardeslerim.bu aciz kardesiniz herkesten daha fazla kusurlu.ama göz göre göre böyle mümin kardeslerimin boyle bir akima kapilmasina izin veremem ve vermemeliyiz.unutmayalimji bir insanin imanini kurtarmak sahralar dolusu kirmizi koyunun devenin tüyleri kadar sadaka vermekten daha hayirlidir.Allaha emanet olun

    Yanıtla
  6. Saliha

    Ben de Cahide Jibek i tariflerinden dolayi takib ve takdir eden birisiydim. Geçen facebookta da beğendim ve takibe aldım. Malesef açıklamaları ayrımcılıktan ve siyasetten başka birşey değil. Farklı düşünce de olup yorum yazarsaniz okuyucu kitlesi hemen saldırır. Zaten kendisi de kaale almaz. Hatta cevap göndermesini hayal bile etmeyin. Yapmaz. Gittikçe tuhaf açıklamalarını okudukça, takibi bıraktım. Kendisini kınıyorum çünkü binlerce insana kötü örnek oluyor. Bence okumuş cahil kitlesinden kendisi. Çünkü bu tür insanlar kendilerinden çok emin ve herseyi bildiklerini idaa ederler. Halbuki bilmediklerini bilmezler.

    Yanıtla
  7. hatice tiryaki

    Selamun aleykum kardeşlerim yorumlarinizi okuyunca çok üzüldüm. Tekfir edenler kervanına katilmissiniz sizde.insanları fikirlerinden dolayı sapık ilan etmek ne büyük bir gaflettir .ama önder bildiklerimiz oyle yapınca sizede oyle yapmak düşüyor tabi. Sorgulamak yoktur tek adam peşinde koşanların kitabında.o dediyse bir hikmeti vardır diyenlerin düştükleri yanılgı..oysa kuran bizden sorgulamamizi,akletmemizi,dusunmemizi istiyor.kardeşlerim müslüman olduğunu söyleyen birisine sapık demek çok büyük bir iddiadır,iftiradır,vebali büyüktür kendimize çeki düzen verelim.hic kimse sorgulanamaz degildir.bunun farkına varalim.vesselam

    Yanıtla
  8. nur deryası

    Bak hatice kardeşim bizim mesleğimiz muhabbettir.biz adavete adavet ederiz.bizim kimseyi tekfir ettiğimiz yok.Allah herkese istikamet versin.söylediğimizin neresinde tekfir var.ben Risale-i Nur kadar akla hitap eden bir eser görmedim.sakın bu sözlerimde Kur’an yerine risaleyi koymuşsunuz diye tenkid edilmesin.bir nur talebesinin yanında zaten Kur’an’ı risalesi cevşeninden başka ne olabilir ki zaten. Kişi tanımadığına ve bilmediğine düşmandır.yazıkki sen bizi tekfirle suçlamışsın.olsun ben hakkımı helal ettim.yanlız yazıları dikkatle okumanızı tavsiye ederim kardeşim.ben sadece bu bayanın yok dediklerine zamanımızın alimi bediüzzaman dediğimiz o mübarek zatın dediklerini aktardım.laldıki risalei nur Kur’an’ın mucizevi bir tefsiridir.biz gözü kapalı herşeyi öyle gelişi güzel kabul etmiyoruz.Üstad hazretleri dahi ben söyledim diye doğru demeyiniz.mihenge vurunuz diyor. Şimdi kardeşim sen bu yazdığım yerlerin neresinde hikmete düşüceye aykırı bir şey buldun anlamadım.eğer ıspatlarsan kabul ederim.sapık tabirini kullanan sensin bunun izahını da bi zahmet sen yap güzel kardeşim.

    Yanıtla
  9. nur deryası

    Kaldı bir mesele daha var.bu ne sert bir üslubturki siz önder bildikleriniz öyle yapınca size de öyle yapmak düşüyor demişsiniz.eğer risalei nur meşrebini zerre kadar bilseydiniz bizde önderliğin olmadığını bilirdiniz.benimönderim Rasulullah (a.s.m) ve onu takip eden üstadım bediüzzaman Said Nursi hazretleridir.bu yorumu onlar için kullanmış olduğunuzu bilmenizi isterim.

    Yanıtla
  10. nur deryası

    Ben bir müslümana tekrar söylüyorum müslümana sapık demekten haya ederim.kardeşim peki siz hangi hakla bir müslümanı tekfirle suçlarsınız.not:şunuda belirteyim siz risalei nuru ne sanıyorsunuz.risalei nur ayet ve hadis tefsiridir.ama gidiş metodu farklı.öyle madde madde açıklamaz.yoksa bir alim gelmiş.işte kendi fikirlerinden ibaret bir kitap değildir.ben nurcuyum.ötekisi menzilci.bir ötekisimahmud efendi cemaati vesaire. ..ne olacak ki önemli olan istikamette gitmektir.yoksa çık ortaya o cemaat bida yapıyor. Bu cemaat bilmiyorum ne yapıyor sorsan bunlara zaten tek doğruyuda biz yapıyoruz derler.herkes diyevilirki benim mesleğim en güzeldir.ama diyemezki tek güzel benimkidir.sen mesleğini hak bildiğin vakit benimki haktır diyebilirsin.ama yanlızca hak benimkidir diyemezsin.ben ehi sünnet vel cemaat mezhebi kapsamında bulunan bütün kardeşlerimle övünüyorum.bizler her ne kadar ayrı gibi gözüksekte hepimizin tek bir gayesi var.islam gemisini sahili selamete çıkarmak.Allah hizmetlerimizi daim etsin.

    Yanıtla
  11. Cahide

    Bir izleyicimin haber vermesi üzerine yorumları gördüm. Burada adım kullanılarak iftira ediliyor. Ben ne vahhabiyim, ne şiiyim! Açık ve net! Bu yazının ve yorumların burada olmasına müsaadem yok! Sizden yazı ve yorumları kaldırmanızı rica ediyorum. Aksi halde dava açmak zorunda kalacağım.

    Yanıtla
    1. tesettüriçe Yazar

      tarikatlere neden saldırıyorsunuz peki cahide hn. (gerçek adınız mı hala bilmiyorum ama..) cübbeli ahmet hocaya ya da menzil şeyhine etmediğiniz laf kalmadı da.. bunlar normal mi sizce? Allah bundan razı olur mu sizce, yani dostlarına dil uzattığınız için?

      Yanıtla
  12. nur deryası

    Bakın cahide hanım eğer herkese böyle dava açarım diye tehdit ederseniz valla aynı şeye sizde maruz kalırsınız.kwndinize gelin lütfen. Siz kimsinizki kardeşim ona bunua dava açacam diyorsunuz.burada dava açılacak bir şey yok. Aynen sizin yaptığınozı yaptık.fikir beyan ettik.bbizde sizieinsanların inançlarını yargılama konusunda dava açarız.kimse size birşey demiyor.cevap verin izah edin söylediklerimizi.kardeşlerim bir yanlış anlaşılma var diueceğinize tehdit.

    Yanıtla
  13. nur deryası

    Kaldıki vehhabi demedik.şiide demedik.bu sizin iddanız cahide hanım.siz cemaatlerle felan uğraşmayı bırakında Allah için şuna cvp verin.gerçekten dine hizmet böyle mi olur. Mümin mümini sever ve sevmeli fenalığı için yanlızca acır.eğer bir kusurunu görürse iyilikle lütufla ıslahına çalışır.bu nasıl bir ıslah anlayışıdırki bu gün islam dairesinin içinde müthiş yangınlar varken ve sizde bizde bu yangını söndürmeye çalışmamız gerekirken yeni bir yangın çıkartmak niye. Her gün kaç tane insan imansız ölüyor.bu kadar fitnenin içinde bu yaptığınız doğru mu kardeşim.siz kusursuzmusunuz gerçekten.elinize bir kağıt kalem alın ve kusurlarınızı sıralayın.ne ladar çıkacak belki siz bile bilmiyorsunuzdur.biz size mümin oşduğunuz için kardeşimiz olduğunuz için acıyoruz.lütfen yeterince dinsizle uğraşıyor zaten. Bir delikte biz açmayalım.

    Yanıtla
  14. Cahide

    Bana ait fotoğrafları buradan derhal kaldırmanı istiyorum. Alenen hırsızlık yapıyor, üstelik iftira atıyorsun. Buna müsaadem yok. Ayrıca avukatımın uyarmasıyla yazının ilk halinin ekran resimleri elimdedir. C.sultan yazarak davadan yırtamazsın. Bu konuda kesinlikle haklıyım. Tazminat ödemek zorunda kalmanı istemem. Yine de seni müslüman bir kardeşim olarak görüyor ve uyarıyorum. Yazıyı ve fotoğraflarımı kaldır ve benim üzerimden prim yapmaya çalışma.

    Yanıtla
    1. tesettüriçe Yazar

      Sorduğum soruya hala yanıt vermediniz saldırmaya devam yani ha c. Hanım? Prim yapmak istesem ünlü birini seçerdim bence biraz mütevazi olun, çok uçtunuz.

      Yanıtla
      1. tesettüriçe Yazar

        Zatı aliniz sabahtan akşama kadar önünüze geleni eleştiriyor hak hukuk gözetmiyorsunuz. Kendinize yapılan en ufak eleştiride küplere binip dava açmakla tehdit ediyorsunuz. Nefs muhasebesi yapmayalı ne kadar oldu c. Hanım?

        Yanıtla
    2. tesettüriçe Yazar

      “Seyyidleri sevmek Hanifi mezhebine göre vacip, Şafii mezhebine göre farzdır. (Seyyidlere) dil uzatırken dikkatli olsunlar. Tavsiye etmem. İmansız gitmeye sebep olur.”

      İmami Rabbani Hz ks

      Not:bu arada c. Sultan olarak kısaltmamın sebebi daha fazla reklamınızı yapmak istemiyor oluşum.

      Yanıtla
  15. aysegl

    Bu isin sonu ne oldu merak ettim. Dava etti mi gercekten…
    Tarifleri güzel ama itikadi bozuk insanlari ornek alan ve akledmeyen insan…

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın